Amacım kendi köşemde kendi düşüncelerimi yazmak, Yazarken edebi kaygılar taşımam, sadece derdimi yazarım.

Basit Yaşayabilmek

Bugün BBC‘de okuduğum bir dosya aklıma şunu getirdi. “Çok mu kasıntı yaşıyoruz?”

Türkiye’de ortalama yaşam beklentisi 73 yıl olarak verilmiş. Yani emekli olmayı başarabildikten sonra en fazla 10 sene…

Ama şöyle bir bakınca bugüne, etrafımızı, yayaları, kaldırımdakileri, arabaları, kadın şöförleri, CHP’yi, Fenerbahçeyi, Sabri’yi ve saydıkça uzayacak bir çok şeyi eleştirmek konuşmak tartışmakla geçiyor her anımız.

Herkesin aynı şeyleri senelerce tekrarladığı ama dünyadaki hiç bir şeyi değiştiremediği bu konuşmalar ömrümüzün tamamını kapsıyor.

Sanki Ekonomik krizi biz çözecekmişiz gibi, PKK’yı bitirecek, Sabri’ye orta yapmayı öğretebilecekmişiz gibi tartışıyoruz.

Bunlar görünen kısım, bir de görünmeyen kısımları var;

Evden çıktığında genel bir çoğunluk kendi gibi olmaktan uzakta yaşıyor, topuk hafif yukarıda armut gibi sağa sola sallanarak yürüyen ergenler, göğüslerini biraz daha büyük göstererek toplumda yer edinmeye çalışan kısa etekler, Polat, Memati gibi ağır abi takılanlar vs.

Sanırım hayata gelişine vurup doksana çakmak, 46 pas yapıp altı pas alanının içinden ayağının içiyle karambole gol atmaktan daha zor.

31 Ekim 2011

Yorum Ekleme Alanı


Henüz yorum yapılmamış