Amacım kendi köşemde kendi düşüncelerimi yazmak, Yazarken edebi kaygılar taşımam, sadece derdimi yazarım.

Duam da Belli Duyan da

Evliya değilim, öyle sabah akşam ibadet eden biri de değilim, ama “O” sadece evliyaların değil benim de Rabbim.

O” senin benim gibi, hesapçı, kinci, egoist değil. “O” senin benim gibi cimri, kıskanç, fesat hiç değil…

Nimeti bol, cömert, merhametli…

Duanın gücüne inanırım, ama öyle yarım ağız edilen dua değil. Böyle içten, yürekten duman çıkarta çıkarta edilen dua elbet kabul olur.

Tabii ki neyi nasıl isteyeceğini de bilmelisin.

Geçenlerde okumuştum, arkadaş İstanbul’dan memleketine dönmek istemiş senelerce, sonra işleri kötü gitmeye başlamış, iflas etmiş. Arabayı satmış, dükkanı satmış, en sonunda da evi satıp elde avuçta bir şey kalmayınca memleketinde ev kiralamış.

Demem o ki duanız kabul olur ama, siz bunu farketmezsiniz bile, Allah belanızı verdi sanırsınız ama durum çok farklıdır belki de.

İşle ilgili, evle ilgili, kendimle ilgili dualarım hep kabul oldu.

Her sıkıntı yeni bir kapı açtı.

İçini ferah tut, dua et, şükür et.

Unutma!

“Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”. (“Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”)

30 Eylül 2019

Yorum Ekleme Alanı


Henüz yorum yapılmamış