Amacım kendi köşemde kendi düşüncelerimi yazmak, Yazarken edebi kaygılar taşımam, sadece derdimi yazarım.

Son Yorumlar

  • Hüsnü Güneşdoğdu:

    Tamam yani 2020 kötü geçer diyordum da bu kadarı da biraz fazla mı oldu ne ...

  • Hüsnü Güneşdoğdu:

    Bu nasıl bir analiz bu nasıl bir öngörü be kardeşim :) 2015 sönük kaldı...

  • Selman Gün:

    Böylesi bir güzelliği illa da Batı'lı bir şahsiyet tanınmlayan zihniyet z...

  • Selman:

    Bu aslında biraz da çocukların toplumsal hayatın merkezine yerleşmesi ile i...

  • Hüsnü Güneşdoğdu:

    Ulan gündemi belirliyorum resmen, herifi tekrar tutukladılar :D...

  • İstanbul’u Gez(e)memek

    kız kulesi

    Tatilden* yeni döndüğüm için bloga gezi notları vb. bir kategori açma fikri oluştu bende. Bir daha ki sefere daha çok fotoğraf çekip not almalıydım. Gittiğim , durduğum, gördüğüm, yediğim her şeyi yazmam lazım.

    Blogu daha aktif kullanmak istiyorum, daha fazla yazı yazmak için daha fazla konu gerekli, bundan sebep İstanbul içinde de aynı şeyi yapabilirim diye düşündüm, Girdiğim- çıktığım her yer hakkında yazayım, fakat küçük bir sorun var; ben İstanbul‘u gez(e)miyorum ki!

    Şöyle bir düşünmeye başladım ve aşağıdaki gibi içler acısı bir liste oluşmaya başladı;

    1. Çamlıca Tepesi – Hiç gitmedim
    2. Topkapı Sarayı – 23 yıl
    3. İstanbul Arkeoloji Müzesi – Hiç gitmedim
    4. Galata Kulesi ‘ne hiç çıkmadım
    5. Adalar – Hiç gitmedim
    6. Anadolu Kavağı – Hiç gitmedim
    7. Rumeli Feneri – Hiç gitmedim
    8. Beykoz – 15 yıl
    9. Polonezköy – Hiç gitmedim
    10. Arnavutköy – 12 yıl
    11. Hadımköy – 20 yıl
    12. Riva – Nerede bilmem
    13. Şile – Hiç gitmedim
    14. Karaburun – Hiç gitmedim
    15. Florya – 14 yıl
    16. Taksim – 9 yıl
    17. Bakırköy – 5 yıl ( ilk ve son gidişim )
    18. Kayabaşı – Hiç gitmedim

    İstanbul’da yaşamanın bir bedeli var ve sanırım bu da o bedellerden birisi. Trafik, kalabalık, pahalılık, çalışma şartları, çocuklar gibi etkenler mi neden olmuştu bu duruma yoksa kişisel üşengeçliğim veya yengeç burcunun evcimenliği mi?

    Evcimen olduğum doğrudur, daha dışarı çıkmadan trafik, park sorunu, dönüş yolu da gözünde büyüyünce “bok yeme otur” diyor o gözler.

    Bir noktadan sonrada artık bir yere gitmek veya gezmek için bir sebep olması gerekiyor, yani bir işi halletmek için gitmek gitmişken de gezinmek gibi. Gezip gezemeyeceğinize keyfiniz değil işleriniz karar veriyor yani.

    Rica ediyorum bekar arkadaşlar, yeni evliler, eski evli olup çoluk çocukla işi olmayanlar gelip rüzgar yapmasınlar bu konuda 🙂

    Konuyla ilgili şu video serisi geldi aklıma

    * tatil dediğim de hanımköye gittik yine 

    23 Ağustos 2019

    Benzer yazılar

    Yorum Ekleme Alanı


    Henüz yorum yapılmamış