Amacım kendi köşemde kendi düşüncelerimi yazmak, Yazarken edebi kaygılar taşımam, sadece derdimi yazarım.

Kitap mı, Film mi?

Kız istemeye giden damadın heyecanıyla beklediğim ve daha önce de ballandıra ballandıra anlattığım Açlık Oyunları‘nı izlemek nasip oldu.

Filmden sonra bir daha kitabı olan filme gitmemeye yemin edecek noktaya geldiğimi hatırlıyorum. Fazla tırnak işaretli, zincirleme isim tamlamalı, emmeli gömmeli bir yazı yazma hevesim yok şu an ama şunu söylemek istiyorum, Yaptığı gişeye imdb puanına vs bakıp aldanmayın. Ortaya çıkardıkları ürün kitaba saygısızlıktan başka bir şey değildi. Ne bir heyecan katabilmişler ne de izleyiciyi sahneye bağlayabilecek bir görsellik. Paldır küldür akıp giden sahneler 1.800’lü yıllardan kalma efektler vesaire..

Ben okuduğum halde filmden bir şey anlamadığım için kitaba göz atmayanlar filme hiç bulaşmasın zira görme engellilerin sessiz film izlemesi gibi bir durumla karşılaşacaklardır.

Yorum Ekleme Alanı


  • Selman

    Oku oku dediğin kitabı okumadan gittim filme. Ortaya karışık Lost, Prison, Cast Away türü birşeyler bulsam kafiydi aslında. Lakin ki onu da bulamadık. Yüzeysel bir kapitalizm eleştirisi gibi geldi bana.

    Bir de aynen dediğin gibi, kitabı okumamış olan seyirci kitlesi gözardı edilmiş. Devamı da geliyormuymuş ne , öyle birşeyler