Amacım kendi köşemde kendi düşüncelerimi yazmak, Yazarken edebi kaygılar taşımam, sadece derdimi yazarım.

Ramazan Keyfi

On bir ayın sultanı, paylaşma ayı.. Burada paylaşma ayı kısmını bir ünlem ile ayırıp yoluma devam etmek istiyorum zira konuyla ilgili derdimizin büyük olduğunu ve özel olarak bir yazıda düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Uzun zamandır aklımdaydı konu hakkında bir şeyler karalamak ha bugün ha yarın derken güzel insanın Ramazan Davulcusu Muhafaza Edilir mi ? diye sormasının üzerine “tamam” dedim “başla”.

“İnsan, ramazan ayının faziletini bilseydi, yılın hepsinin ramazan  olmasını isterdi.”

Buyurmuş alemlerin peygamberi (s.a.) Bunu söylerken hiç kuşku yok ki “Ramazan da fasıl çok iyi olur, hele bir de iki göbek atarsanız oh ne ala”  demek istemedi diyerek başlayalım…

Her televizyon kanalının bir iftar programı bir hocası mevcut mevsimlik işçi gibiler. Her lokantanın bir iftar keyfi var. her çay bahçesinin bir sahur tadı. Ulan bankalar bile Ramazan Keyfi diye reklamı oldu daha ne örnek istiyorsunuz… Faiz-haram ve Ramazan, düşününce bile beynimde girdap oluyor.

Her patentli ürünün çakmasını çıkaran Çin gibi oldu bizim müslümanlığımız. Kandil gecelerimiz oldu “babamlara gidelim dayımlar da gelecekmiş otururuz” gecesi. Her ibadetin bir çıkar yolunu bir pazarlık payını bulduk o da yetmedi şimdi imitasyon ramazanlar kutlar olduk vesselam..

Yaradılışta evrim su götürmez bir saçmalıktır fakat evrim zaman için gerçek bir olgudur diye düşünüyorum. “Nerede o eski Ramazanlar” bundan 20 sene önce farklı sancılar için 100 sene önce daha farklı sancılar için söylenmiştir. Günümüze geldiğimiz de ise bu kalıbın bir davul tokmağı ve şeker toplayan çocuklara kadar indirgendiğini görüyoruz.

Koca ümmetin derdi bir davul ve şeker oldu… Karagöz-Hacivat için ise henüz bir eylem falan yapılmadı sanırım önümüzdeki senelerde STK’lardan konuyla ilgili bol halaylı bir eylem beklenebilir. Malum “Eski Ramazanlar”..

Arkadaş benim bildiğim duyduğum eski ramazanları anlatayım size.

Eskiden üç aylar girdiğinde heyecanla beklenirmiş Ramazan ayı, hazırlıklar yapılır, kandil geceleri ile gerekli manevi hazırlıklar tamamlanmış olurmuş. Öyle “Yav arkadaş bu sene de yaza denk geliyo zor olacak tutmayız belki oruç” dememişler. Tarlada tırpan sallarken, burayı kalın yazsam daha iyi olacak tarlada tırpan sallarken oruç tutmuşlar, hem de bizimki gibi sadece aç kalmak değil o zaman beş vakit namazı da aksatmadan tutmuşlar orucu hiç yüksünmeden.

Şimdiki gibi imkan geniş değil ama konu komşu fakir yetim ihmal edilmezmiş, iftarlarda Sultanahmet’e eğlenceye değil amcaya, komşuya iftara sonrada teravihe gidilirmiş.

..

Sevinilirmiş kısacası Ramazan Ayına kavuşunca oflanmaz puflanmaz bayağı bayağı beklenirmiş onbir ayın sultanı..

Eski ramazanlar bunun gibi mana dünyasını kuvvetlendiren öğeler ile doluymuş.

Ondan sebep takılmayın abi davula zurnaya misafir çağırın, misafir olun, fakir sevindirin yetim giyindirin, orucunuzu tutun işte o zaman gerek kalmayacaktır bir şeyleri korumaya çalışmak için gün yüzü görmemiş saçmalıklar yapmaya.

Yorum Ekleme Alanı


  • Selman

    Dertliyiz vesselam : ) Ne güzel demişsin kardeşim

  • Selman

    Şunu da ekleyeyim. Hani demişsinn ya “Sevinilirmiş kısacası Ramazan ayına kavuşulunca” diye. Modern insan sevince çok uzak. Aradığı eğlence. Bir rahatlık, bir haz ve bir konfor ifadesi